Hergün 10 binlerce Türk bu platformada buluşuyor.Paylaşım yapmak, İlan yayınlamak, ve Etkinlik oluşturmak için hemen Sende hemen Hesap oluştur

AVRUPA BİRLİĞİ'NİN KADER SEÇİMİ..!

Hashtag

AB, 23-26 Mayıs tarihlerinde AB Parlamentosu için seçime gidiyor. Çeşitli senaryolar öngörülüyor. Bu senaryoların hepsinde AB karşıtları ve aşırı sağ gruplar yer alıyor. Senaryolardan en korkulanı, AB karşıtları ile aşırı sağın güçlü bir şekilde parlamentoda yer alması ve Avrupa’nın entegrasyonun, reformlarının önünün kesilmesi.

TÜRK KÖKENLİ ADAYLAR

Geçmiş dönemlerde olduğu gibi, bu dönemde de farklı siyasi hareketlerin içerisinde seçilebilecek yerlerden Türk kökenli adaylar da var. Almanya’da SPD, Freie Waehler ve Die Linke’den seçilebilecek yerlerden Türk kökenli adaylar yer alırken, Almanya’da göçmen partisi BIG ve Hollanda’da da DENK partisi kendi adaylarıyla ayrı bir parti olarak AB parlamento seçimlerinde yarışacak. DENK partisinin bir ya da iki adayı, Hollanda’dan AB parlamentosuna gönderebilme ihtimali bulunuyor. Almanya’dan çoğunluğu Türk kökenli siyasetçilerden oluşan BIG partisi ise temsilci gönderebilmek için en az 150 bin oya ihtiyaç duyuyor. Bu gerçekleşirse, Almanya’da büyük bir sürpriz yaşanacak. Ancak, Almanya’daki Türk kökenlilerin dağınıklığı ve organize olamayışları yüzünden umutların şimdiden gelecek seçimlere ertelendiğini söylemek yanlış olmayacak.

Türk kökenli adaylar açısından ilginç bir aday ise, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki Emekçi Halkın İlerici Partisi (AKEL) listesinden AB Parlamentosu için aday gösterilen Niyazi Kızılyürek. KKTC içerisinde 100 bin civarında AB vatandaşının olduğu tahmin ediliyor ve bunların büyük çoğunluğu da seçmen. Kıbrıs’ta adayı baştan başa ayıran hattın hemen arkasında kurulacak sandıklarda KKTC’li AB vatandaşları oy kullanacaklar. Rum kesiminden AKEL’in adayı Kızılyürek’in seçilmesi için en az 17 bin oy gerekiyor.

Halen Türkiye’nin tam üyelik başvurusunun bulunması ve AB ile uzun yıllardan beri süren ilişkileri, seçimlerin sonuçları itibarıyla Türkiye’ye de etkilerinin olacağı gerçeğinden bizi uzaklaştırmıyor. Seçim sonuçlarına göre Türkiye AB ile bir yol ayrımına gelebilir. Aynı şekilde, Kıbrıs Rum Kesimi’nden AKEL’den aday olan Kızılyürek’in seçilmesi durumunda Kıbrıs’taki çözüm süreci sürekli AB parlamentosunun gündemini işgal edip, buradan Türkiye’yi zorlayıcı kararların çıkması da ihtimal dahilinde.

Artık saklanmayan bir gerçeklik olarak Avrupa siyasetinde yer alan aşırı sağ hareketler, 2019 seçimlerini domine edecek görünüyor. Seçim öncesi yapılan propaganda çalışmalarında en çok hareket aşırı sağcı ya da AB karşıtı partiler tarafında yaşanıyor. Aşırı sağ partilerin AB içerisinde üye ülkelerde ve AB üyesi olmayan diğer ülkelerde zaman zaman birlikte hareket ettikleri biliniyor. Ancak AB parlamento seçimleri öncesi aşırı sağ siyasi hareketler arasındaki bu birliktelikler ve koalisyon arayışları seçimler yaklaştıkça hız kazanmış durumda. Bir yandan ENF grubu Fransız Le Pen tarafından bir arada tutulmaya çalışılırken diğer yandan Alman AfD ile İtalyan Lega Nord partileri arasında işbirliği ve seçim sonrası AB parlamentosu için koalisyon arayışları halen devam ediyor. Aşırı sağın 2017 yılı başında Almanya Koblenz’de yapmış oldukları ENF toplantısı, seçim öncesi konuşulan konuların başında geliyor ve haklı olarak diğer siyasi hareketleri ürkütüyor. Anılan toplantıda, ENF grubu adına söz alanlar, mevcut AB düzeninin bittiğini, Avrupa’da ve dünyada yeni bir gelecek inşasına başlandığını tehditvari bir şekilde ifade etmişlerdi.

Kabus senaryoları şimdiden yazılıyor

AB parlamento seçimleri sonuçlarına ilişkin ilginç senaryolar ve tahminler yapılıyor. En iyimser senaryoda, sadece Le Pen’in başını çektiği ENF grubunun temsilci oranını yüzde 11’e çıkararak Avrupa Parlamentosu’nda temsilci sayısını iki katından fazla artırabileceği tahminleri yapılıyor. Diğer AB karşıtı gruplarla birlikte, yeni oluşacak parlamentoda, aşırı sağ ve AB karşıtlarının parlamentonun yüzde 20’sinden fazlasına ulaşma ihtimalleri var. Bannon ve ekibinin hedeflerinden biri herhangi bir grupta olmayan temsilcilerle, AB karşıtı ve Avrupa aşırı sağını AB parlamentosunda bir araya getirmek ve birlikte hareket edebilmesini sağlamak. Bu durum gerçekleştiğinde, AB için de kabus gerçek olacak ve bu grubun parlamentoda en büyük grubu oluşturma ihtimali bulunuyor.

Hollanda'da da AP seçiminde oy verme işlemi yerel saatle 07.30'da (TSİ 08.30) başladı.

Seçimde 16 partiden toplam 308 aday, 26 sandalye için yarışıyor. 6 Türk kökenli adayın da katıldığı seçimlerde sandıklar yerel saatle 21.00'de (TSİ 22.00) kapanacak.

Sandıklar kapandıktan sonra sadece sandık çıkış anket sonuçları açıklanacak. Sayım sonucu pazar akşamı bütün ülkelerle birlikte duyurulacak. Resmi sonuçlar ise 31 Mayıs'ta ilan edilecek. 12 milyon 997 bin 600 seçmenin bulunduğu ülkede, son AP seçimine katılım yüzde 37 düzeyinde kalmıştı.

İşçi Partisinin (PvdA) entegrasyon politikasına güvenoyu vermediği için partiden ihraç edilen Türk kökenli milletvekilleri Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk tarafından 9 Şubat 2015'te kurulan Denk Partisi, ilk defa katıldığı AP seçimleri için 3'ü Türk kökenli 14 aday gösterdi.

Hollanda'da 2017'de genel seçimlerde 3 milletvekili, 2018 yerel seçimlerinde ise katıldığı 14 belediyenin 13'ünde 33 meclis üyesi ve bölge komisyon üyesi çıkarmayı başaran Denk Partisi, AP seçimlerinde 2 vekil çıkarmayı hedefliyor.

Ipsos'un 22 Mayıs'taki son anketine göre, Hollanda Başbakanı Mark Rutte'nin partisi Özgürlük ve Demokrasi İçin Halk Partisi (VVD) ve ülkede mart ayında yapılan eyalet seçimlerinde en çok oyu alan aşırı sağcı Demokrasi için Forum Partisi (FvD) favori gözüküyor.

. Towntalk
remove_red_eye431

Bu kullanıcıya mesaj göndermek yada paylaşıma yorum yapmak için hesap oluştumanız gerekmektedir.

Hesap oluştur