Hashtag
Dil eğitiminde anadilin önemi ve multilingual ebeveynlik son dönemin merak edilen konuları arasında yer alıyor. İngiltere’deki Türk toplumunun gündeminde her zaman yerini koruyan dil eğitimi konusunu Unitedwords Edu Consultancy kurucusu, King`s College ve Royal Holloway Üniversitesi’nde akademik İngilizce eğitimi veren Akademisyen Sedanur Mills’e sorduk. Aslında bu konuda çift yönlü bir mücadele söz konusu.Türkiye’den gelenlerin İngilizce öğrenme isteği kadar burada doğmuş büyümüş çocukların kendi anadilleri olan Türkçe’yi öğrenme durumu da çok önemli bir durumu teşkil ediyor.
İngiltere’ye son yıllarda Türkiye’den gelenlerin büyük çoğunluğu 30 yaş ve üzeri kişilerden oluşuyor. Yaygın kanı yaş ilerledikçe dil öğrenmenin güçleştiği yönünde. Sizce de öyle mi?
Elbette öğrenebilirler. Gerekli zamanı ayırdığımız taktirde, gayet mümkün. Ve tabii çocuk ve yetişkinlerin farklı şekillerde öğrendiğini de hatırlamamız lazım ve buna uygun metodu bulmak gerekiyor.
İleri yaş dil öğrenmede bir problem mi? Dil öğrenmede karşı karşıya kaldığımız bariyerler neler? Dil öğrenmeyi kolaylaştıracak ipuçları nelerdir?
Aksini gösteren, yetişkinlerin ileri yaşlarda dil öğrenemeyeceğini ya da daha zor olduğunu gösteren akademik bir çalışma yoktur. Bu aslında kendimize koyduğumuz bir bariyer diyebiliriz. Tabii yoğun çalışma temposu ile beraber gerçekten bu işe zaman ayırmak güçleşebilir. Bu da yetişkinlerin dil öğrenme sürecinde kendileri için gördükleri en büyük bariyerdir. Doğru destek ve yöntemlerle bu bariyeri aşmak mümkün.
Dil öğrenmemize engel olan diğer bir unsur da geçmişte yasadığımız olumsuz tecrübeler. Ne yazık ki, dil öğrenimine ciddi zaman ve nakit ayırmamıza karşın ülke olarak bu konudaki başarıda oldukça gerilerdeyiz. Yaşanılan olumsuz tecrübelerin gerginliği kendinize olan güven duygunuzu zedeliyor ve bastan yenik başlıyorsunuz. İnanın bu durumda olan çok kişi var. Olumlu tecrübelerle ve doğru bir yaklaşımla bu tedirginliği yenebilmek mümkün.
İpuçlarına gelince,
Yapılabilecek ve bizim de eğitimlerimizde öğrencilerimize tavsiye ettiğimiz bir çok metot ve ipucu var. İlk olarak Tutarlılık/İstikrar. Bizim için öğrencilerimizin günde 15 dakikada bu ise zaman ayırmalarını isteriz. Bu durumun istikralı bir şekilde beklenen seviyeye gelene kadar devam etmesi gerekir. Sadece kısa bir süre çok yoğun çalışmak ya da sadece haftada bir gün ayırmak yeterli değil. Dile kendimizi mümkün olduğunca maruz bırakmak ve hatta mümkünse yaşamımızın içine sokmak hedefimiz olmalı. Bir nevi yaşam tarzınız olmalı. Bunu söylerken, biliyorum ki bir çok yetişkin aile ve iş yükümlülüklerinden dolayı zaman bulmakta güçlük çektiğini söyleyecektir. Burada gerçekçi hedefler koyarak bu dil öğrenme serüveninin kısa bir yolculuk olmadığını hatırlamak lazım. Aksi taktirde hedeflerine kısa surede ulaşmadıklarını gördüklerinde yaşanan hayal kırıklığı öğrencileri bu dil öğrenme surecinden tamamen soğutabilir. Bunu da asla istemeyiz.
Kelime öğrenin: Dil bilgisi kurallarını çok iyi bilmek size iyi bir dil kullanıcısı yapmaz ama dil bilgisi kurallarını bilmeden kelime bilginizin iyi olması belki size iyi bir dil kullanıcısı yapmaz ama kesinlikle iletişimi kurmanızı sağlar. Tabii kelime öğrenirken bir bağlamdan bağımsız öğrenmeyi kastedemiyorum. Bir bağlam durum içerisinde, ihtiyacınız olan kelimeyi öğrenmek, bu kelimelere tekrar ihtiyacınız olacağı için ve tekrar etmek durumunda kalacağınız için unutulması da pek mümkün olmayacaktır. Çok sıradan günlük konuşmalarımıza baktığımızda Türkçede de aslında kilit sayıda kelime kullandığımızı görürüz, İngilizcede de aslında bir kaç bin kelime bize günlük iletişimimiz için yeterli olacaktır. Elbette cümle yapısı ve dil; bilgisi kuralları da dil öğreniminin önemli bir parçası.
Bizim Unitedwordsde öğrencilerimize önerdiğimiz yapılabilecek bir başka şey de elbette bol bol konuşmak olacak ama her zaman bizi sabırla dinleyecek birisini bulmamız mümkün olmayabilir. Bu durumda ben şunu öneriyorum bazen spontane bir şekilde ayna karsısına geçip gününüzü anlatmak ya da kafanızdakileri konuşmak. Ya da önceden çok kısa metinler hazırlayabilirsiniz. sizin kendi sesinizi İngilizce konuşurken duymanız için harika bir yol bence. Ya Burada size düzletecek kimse yok diye düşünmeyin. Burada ki amaç sizin konuşabildiğinizi keteninize göstermeniz, doğru veya yanlış önemli değil.
Bir de İngilizce bilmeden, burada çocukları okula giden aileler var.İngilizce bilmeden çocuklarımıza nasıl yardımcı olabiliriz?Bu konuda neler önerebilirsiniz?
Maalesef İngilizce bilmeden çocuklarımıza destek olmamız çok zor. İngiltere’de yasayan ebeveynler icin soyluyorum. Çocuklarımızın sosyal hayatlarında ve akademik hayatlarında onları daha iyi destekleyebilmek, daha iyi anlayabilmek için, okul ve öğretmenleriyle iletişimde kalabilmek için bu dile hakim olmaları çok önemli.
Çocuğumuza erken yaşlardan itibaren dil öğretmek ve destek olmak istiyorsak ne zaman ve nereden başlamalıyız? Ve bunun için doğru kaynaklar nelerdir, nasıl bulabiliriz ve evde bir eğitmen yardımı olmadan nasıl uygulayabiliriz?
Eğer öğretmek istediniz dilin konuşulduğu bir ülkede yasamıyorsanız, tabi bunun bir çok yolu var. Burada dışardan yârdim alınabilir, okul veya öğretmen. Onun dışında aslında eğer anne baba dile hakimse bir çok kaynak var kullanabilecekleri. Bunların başında hem yazılı hem de görsel kaynaklara sahip olan Oxford Cambridge gibi büyük yayınevlerini takip etmelerini öneririm, Burada da yine anahtar kelime istikrar. Aile yapısı ve dil yeterliliklerine göre bir çok metot uygulanabilir.
Çocuklar dili nasıl öğrenir? Dil öğreniminde anadilin ne kadar önemi var? Multilingual ebeveynlik nasıl bir deneyim?
Çocuklar aslında dili öğrenmezler edinirler. Bu şu demek formal bir eğitim alarak değil de hayatın içinde maruz kalarak ve ihtiyaçlarını gidermek için kullanırı ve öğrenirler. Öyleyse çocuklara dil öğretmek için özellikler erken yaşta mümkün olduğunca o dile maruz bırakıp ihtiyaç yaratmalıyız. Eğer çocuk anadilini yani ilk olarak öğrenip evde birincil dil olarak kullandığı dile hakimse, erken çocukluk döneminden sonra, başka dilleri öğrenmesi de daha kolay oluyor.
Dil eğitiminde anadilin önemi ve multilingual ebeveynlik
Çok dili ebeveynlik aslında bir çok şekilde yorumlanabilir. Bu ebeveynlerden birisinin çocukla istikrarlı olarak bir dili konuşurken, diğerinin de başka bir dili iletişim dili olarak konuşmasıdır. Buna tek ebeveyn tek dil metodu diyoruz. Bazen de zaman ve yer metodunu kullanarak ayni ebeveyn alternatifli olarak farklı diller kullanabilirler.
Çocuklarda ikinci dil edinimi neden önemlidir ?
Artık her ebeveyn çocuğunu dünya vatandaşı olarak yetiştirmek istiyor. Akademik, sanatsal olarak spor aleninde en iyi şekilde yetiştirmek isteğiz çocuklarımızın en az iki dili iyi derecede konuşabiliyor olması gerçekten önemli.
İngiltere Dil Okulları, İngiltere’de Dil Eğitimi konusunda biraz bilgi verebilir misiniz?
İngiltere İngilizcenin ana vatanı ve her ne kadar burada dil eğitimi almak daha masraflı gibi görünse de zaman ve performans acısından bakıldığında doğru eğitimi daha kısa sürede ve dile sürekli maruz kalarak alabileceğiniz bir yer. Yüksek öğrenim için de aynı şekilde avantajlı. Dünya sıralamalarında İngiltere Üniversiteleri çok yukarıda. Araştırma konularında çok iyi. Kaynaklara ulaşmak çok kolay.
Kaynak: Brit İş Yaşam TV- https://britisyasam.co.uk/dil-egitiminde-anadilin-onemi-ve-multilingual-ebeveynlik/
Bu kullanıcıya mesaj göndermek yada paylaşıma yorum yapmak için hesap oluştumanız gerekmektedir.
Hesap oluştur